hikmet  

 I   I    I  I  I  I  I  I  I  I  I  I

ANA SAYFA     ŞİİR     ŞİİR GÖNDER     ŞİİRLERİN    SESLİ ŞİİRLER     EDEBİYAT      YAZI VE ŞİİR GÖNDER     İSLAM DİNİ      İLETİŞİM  

  Dünya için aklınla, Ahiret için kalbinle çalış,                                                                                KONUK DEFTERİ       SİTE HARİTASI

menü
  
 
 
   POETİKA
   ŞAİRLER
   ŞİİRLER
   SESLİ ŞİİR
   RESİMLİ ŞİİR
   SLAYT ŞİİR
   SENİN ŞİİRİN
   ŞİİR GÖNDER
 
 


  

 
 
   EDEBİYAT
   TÜRK DİLİ
   EDEBİYAT TÜRLERİ
   HALK EDEBİYATI
   DİVAN EDEBİYATI
   TÜRK KÜLTÜRÜ
   TÜRK DESTANLARI
   TİYATRO
   ATASÖZLERİ
   DEDE KORKUT
 
 
  
 
 
  TUNA ÜLKÜ
  OĞUZ YANIK
  FATİH ERDURAN
  SEYFULLAH DÜZGÜN
  İBRAHİM GÜVEN
  YALÇIN ERDURAN 
  HİKMET YANIK 
  M. FATİH KARAASLAN
  KENDİNİ EKLE
  TÜM ŞAİRLER
 
 
  
 
 
   N.FAZIL KISAKÜREK
   M.AKİF ERSOY
   Y. BÜLENT BAKİLER
   SEZAİ KARAKOÇ
   NAZIM HİKMET RAN
   NURULLAH GENÇ
   CEMAL SAFİ
   ABDURRAHİM KARAKOÇ
   BÜTÜN ŞAİRLER
 
 
  
 
 
   KARACAOĞLAN
   YUNUS EMRE
   AŞIK VEYSEL
   PİR SULTAN ABDAL
   BÜTÜN OZANLAR
 
 
  
 
 
Fon Müzikleri
Radyo İlahi
İslami Sesli Şiir
 
 

 
www.free-counter-plus.com
Advert
 

                     ÇİLE'DEN

 

anlamak yok çocuğum,

anlar gibi olmak var.

akıl için son tavır,

saçlarını yolmak var.

(N. Fazıl)

 PageRank

 
 
 
Sayfa  İçeriği  
 

YAVUZ BÜLENT BAKİLER  (1936-..)

 
 

 » Şiirleri 

 » Sesli Şiirleri

 

  Yavuz Bülent Bakiler Ana Sayfa

  Şairler Ana Sayfa

 
 

 

 

SİVAS'TA YOKSUL ÇOCUKLAR  

 

Sivas'ta Ulu Camii avlusunda çocuklar

Yalvaran gözlerle etrafa baka baka

Açıyorlar küçük esmer avuçlarını:

-Emmilerim sadaka! Emmilerim sadaka!

 

Hükümet konağının yanında biri

Bir kemik kalmış bir deri...

'Boya cila yimbeş,boya cila yimbeş' diye ağlıyor

Ve daha fırça bile tutamıyor elleri.

 

Garipler Pazarı'nda körpe çocuklar

Yorgunluktan güzelim yüzleri al al...

Öldüren bir çığlık dudaklarında:

-Boş hamal!boş hamal!boş hamal!

 

Nane satan su satan yetim çocuklar

Şarkı söyleyemediler güneşe aya...

Biliyorum ne masal dinlemeye doydular

Ne oyun oynamaya...

 

Bezirci'de,Yüceyurt'ta Altıntabak'ta...

Çocuklar var incecik yüzleri nurdan

Ama toz toprak içinde elleri ayakları

Oyuncakları çamurdan...

 

Ve günahkar çocuklar,suçlu çocuklar

Mahkeme salonunda bakarım dizi dizi

Bu suç bizim suçumuz,bu günah bizim

Affedin bizi.

 

Gökteki yıldızlar kadar sayısız

Ah yurdumun kimsesiz ve yoksul çocukları

Anladım farkınız yok koparılmış başaktan!

Alın bu gözleri benden,alın bu yüreği artık

Utanıyorum yaşamaktan.

 

12 EYLÜL'E SİTEM  

 

Kolum, kanadım diyordum.

Sevdalanıp gidiyordum

Yurdum diye seviyordum

Yurdum, felaketim oldu.

 

Türküm! dedim, Türk'ü sevdim

Öğünen bir koca devdim

Volkandım, alev-alevdim

Kor'dum... felaketim oldu.

 

Kimisi Rus, kimisi Çin...

Uşağıydı; dedim niçin?

Bayrağıma selam için

Durdum... felaketim oldu.

 

Vatan millet idi tasam

Çiğnenmişti ana-yasam

Vuracaklardı vurmasam

Vurdum... felaketim oldu.

 

Neyim varsa birer birer

Tutup çarmıha gerdiler

Bozkurt'uma 'it' dediler

Kurdum... felaketim oldu.

 

Bu ahlaksız dubaraya,

Tarih 'mim' koysun buraya

Eylül darbesini hayra

Yordum... felaketim oldu.

 

Gönlümün yiğit beğiydi

Gözlerimin bebeğiydi...

Ona da mı nazar değdi

Merdim... felaketim oldu.

 

Tarafsızlık diye diye

Şu en soysuz haramiye

Başımızı vermek niye

Sordum... felaketim oldu.

 

Ben değildim esip-tozan

Kanlı kuyuları kazan

Bütün tuzakları bozan

Zordum... felaketim oldu.

 

Kolum, kanadım diyordum.

Sevdalanıp gidiyordum

Yurdum diye seviyordum

Yurdum, felaketim oldu.

 

A...     

 

Geceler kurşun gibi iner üstüme birden

Hayalin çıkıp gelir uzaklardan karşıma

Sonra yüreğimi bir kara sevda tutar

Ama sen duymazsın duyduğumu A...

 

Ne bir türkü söylersin gizlice ağlayarak

Ne bir akşam içinde bir yara göz göz açar.

Ne efkar basar seni akşamları ansızın

Ne uykuların kaçar.

 

Konuşsam bir türlü, sussam bir türlü

Yıllar yılı yüreğimde büyüyen sırsın

Bir sigara dumanına uzanır gibi usulca

Dokunsam saçlarına, kırılırsın.

 

Kaçtım şehir şehir çok uzaklara

Boşuna gurbet acısı tattım.

Oyalandım durdum seni unutmak için

Kendimi boşuna aldattım.

 

Anladım faydası yok uzak kalmanın artık

Seni kader çizgisiyle alnıma yazan haktır.

Unutmak ne mümkün gözlerinin rengini,

Seni çılgın gibi sevmek yaşamaktır.

 

Bir serin rüzgarsın yüzüme vuran

Yüreğimi yakan bir avuç korsun.

Gökler biliyor sevdamı, taş duvarlar biliyor

Sen bilmiyorsun.

 

ANADOLU

 

Ben Anadoluyum...

Yıllar yılı susuz kaldım, yıllar yılı aç...

 

Şükrederek, kalktığım sofralarımda

Ya soğan ekmek olur, yahut bulamaç.

 

Hastalarım ölüm yataklarında

Ne doktor yüzü gördüm, ne ilaç.

 

Zaman zaman nankör çıktı büyütüp okuttuğum,

Gölge vermedi çok kere diktiğim ağaç...

 

Devlet denince hep vergi geldi aklıma

Jandarma deyince kırbaç...

 

En gümrah ırmaklarım boşuna akıp gitti

Üç beş adım ötesinde toprağım vardı kıraç.

 

Gittim, yiğitçe döğüştüm gazâ meydanlarında

Ne tak-ı zaferler istedim, ne taç...