hikmet  

 I  ANA SAYFA I ŞİİR I ŞİİR GÖNDER I ŞİİRLERİN I SESLİ ŞİİRLER I EDEBİYAT I YAZI GÖNDER I KÖŞE YAZILARI I İSLAM I VİDEOLAR I İLETİŞİM I

  Dünya için aklınla, Ahiret için kalbinle çalış,                                                                                           KONUK DEFTERİ       SİTE HARİTASI

menü
  
 
 
   POETİKA
   ŞAİRLER
   ŞİİRLER
   SESLİ ŞİİR
   RESİMLİ ŞİİR
   SLAYT ŞİİR
   SENİN ŞİİRİN
   ŞİİR GÖNDER
 
 


  

 
 
   EDEBİYAT
   TÜRK DİLİ
   EDEBİYAT TÜRLERİ
   HALK EDEBİYATI
   DİVAN EDEBİYATI
   TÜRK KÜLTÜRÜ
   TÜRK DESTANLARI
   ATASÖZLERİ
   DEDE KORKUT
 
 
  
 
 
  OĞUZ YANIK
  FATİH ERDURAN
  SEYFULLAH DÜZGÜN
  İBRAHİM GÜVEN
  YALÇIN ERDURAN 
  HİKMET YANIK 
  M. FATİH KARAASLAN
  KENDİNİ EKLE
  TÜM ŞAİRLER
 
 
  
 
 
   N.FAZIL KISAKÜREK
   M.AKİF ERSOY
   Y. BÜLENT BAKİLER
   SEZAİ KARAKOÇ
   NAZIM HİKMET RAN
   NURULLAH GENÇ
   CEMAL SAFİ
   BÜTÜN ŞAİRLER
 
 
  
 
 
   KARACAOĞLAN
   YUNUS EMRE
   AŞIK VEYSEL
   PİR SULTAN ABDAL
   BÜTÜN OZANLAR
 
 
  
 
 
Fon Müzikleri
Radyo İlahi
İslami Sesli Şiir
 
 

 
www.free-counter-plus.com
Advert
 

                     ÇİLE'DEN

 

anlamak yok çocuğum,

anlar gibi olmak var.

akıl için son tavır,

saçlarını yolmak var.

(N. Fazıl)

 PageRank

 
 
 
Sayfa  İçeriği  
 

 

ŞİİRLER

 

SEÇME ŞİİRLER I

SEÇME ŞİİRLER 2

SEÇME ŞİİRLER 3

SEÇME ŞİİRLER 4

 

 

 
 
                            ŞİİRLER
 

HANCIDAN YOLCUYA

 

Elbette yorulur gurbet gezenler,

Serdim yatağını gir yavaş yavaş

Gerecek perde yok pencerelerde

Arkanı o yana ver yavaş yavaş

 

Sılana kavuştun, ocağın yansın

Çoluk çocuk etrafına dolansın

Söyle ki derdini gönlüm inansın

Sırrını ortaya ser yavaş yavaş

 

Uzak yoldan geldin belli trenle

Al şu kadehini derdin frenle

Benim derdimi de sonra sen dinle

Hangimiz dertlidir gör yavaş yavaş

 

Garipler gurbette hicranı sever

Ne gurbeti sever ne de vazgeçer

Bir gün olur elbet sılaya göçer

Göç Niğde’den Bora’ya ver yavaş yavaş

 

Sencileyin ben de çok badeler içtim.

Birçok güzel sevdim çoğundan geçtim

Nihayet bu hanı kendime seçtim

Sen de bu uzlete gir yavaş yavaş

 

Bir resmi var dedin o da yok bende

Güllerim solmuştur, taze gül sende

Yeter ötesini söylemesen de

Soluk yaprakları der yavaş yavaş

 

Gördüm yüreğinde derin yarayı

Seçtirdin bu gece akla karayı

Hesap sorma benden aldım parayı

Benim de yaramı sar yavaş yavaş

Yakup POLAT

 


 

BİNBİRİNCİ GECE

 

Gurbetten gelmişim yorgunum hancı

Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş..

Aman karanlığı görmesin gözüm

Beyaz perdeleri ger yavaş yavaş

 

Sıla burcu burcu, ille ocağım

Çoluk çocuk hasretimde kucağım

Sana her şeyimi anlatacağım

Otur başucuma sor yavaş yavaş

 

Güç bela bir bilet aldım gişeden

Yolculuk başladı Haydarpaşa’dan

Hancı ne olur elindeki şişeden

Birkaç yudum daha ver yavaş yavaş

 

Ben o gece hem ağladım, hem içtim

İki gün diyardan diyara uçtum

Kayseri yolundan Niğde’yi geçtim

Uzaktan göründü Bor yavaş yavaş

 

Garibim, her taraf bana yabancı

Dertliyim, çekinme doldur be hancı

İlk önce kımıldar hafif bir sancı

Ayrılık sonradan kor yavaş yavaş

 

Ben de bir resmi var yarısı yırtık

On yıldır evimin kapısı örtük

Garip, bir de sarhoş oldu mu artık

Bütün sırlarını der yavaş yavaş

 

İşte hancı, ben her zaman böyleyim

Öteyi ne sen sor, ne ben söyleyim

Kaldır artık boş kadehi neyleyim

Şu benim hesabı ver yavaş yavaş

Bekir Sıtkı ERDOĞAN

 


 

KARDELEN

 

Bu bendeki bir dert ki, anlatamam kimseye,

Kulak verip de beni dinler misin kardelen

Sardı tüm benliğimi, mecalim yok gülmeye

Sen de benimle ağlayıp inler misin kardelen

 

Mis gibi sıla kokan eş dost mektuplarında

Taze güller yeşerir, eski anılarında

Hatıralarla dolu gurbet akşamlarında

Hasret denen türküyü söyler misin kardelen

 

Bütün duygularını bir deftere yazmanın,

Dertlerini duymayan duvara anlatmanın

İçinde ne var ise, hep içine atmanın

Ne demek olduğunu bilir misin kardelen

 

Dostu oldum kaç defa sabahsız gecelerin

Defterimde yeri yok anlamsız hecelerin

Çözemedim bir türlü bu zor bilmecelerin

Cevabını sen bana çözer misin kardelen

 

Ne kadar tattırsa da ayrılık acısını

Unutamazsın yine onun hatırasını

Bir kenara bırakıp acısı, tatlısını

Hepsini bir kalemde siler misin kardelen

 

Anlat sen de içini, dök dışına ne varsa

Hiç düşünme kalbimi, bırak yansın yanarsa

Bu derdi sen benimle paylaşır mısın yoksa

Bakıp bakıp halime, güler misin kardelen.

 

Bilirim ben yerini, sormam sana nerdesin

Senin yurdun dağlarda, sen hep yükseklerdesin

Nasıl gelsem yanına, her zaman göklerdesin

Eğilip de elimden tutar mısın kardelen

 

Ah gurbet, sen içimde dinmeyen bir sancısın

Bazen iyisin amma çoğu zaman acısın

Ey kardelen sen neden bana çok yabancısın

Çaldım işte kapını, açar mısın kardelen

 

Senin de gözlerin yaş, ağlamışsın besbelli

Yoksa sen de benim gibi naçar mısın kardelen

Bu topraklardan çıkıp da dağları delmişsin ya

Mevsimin gelmeyince açar mısın kardelen

 

Derdimi de dinledin, sana ağır gelirse

Yine de toprak altına kaçar mısın kardelen

Ya ölüm günü gelip alırlarsa ruhumu

Benimle gök yüzüne uçar mısın kardelen

 

Hayrullah PAŞALIOĞLU

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
menü

 
 
 
  Hikmet YANIK

Sana Muhtacız

 
 
 
 
  Eğitimci
 

Eğitim Sistemimizde Satranç