 |
|
|
|
ÇİLE'DEN |
|
anlamak yok çocuğum,
anlar gibi olmak var.
akıl için son tavır,
saçlarını yolmak var.
(N. Fazıl) |
|

|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa İçeriği
|
|

::
PİR SULTAN
ABDAL (16. Yüzyıl) ::
Ozanlar Ana Sayfa..
Pir Sultan Abdal'ın yaşamı
üzerine, yazılı kaynaklarda pek bilgi yoktur. Doğum ölüm
yılları bile bilinmiyor. Yaşamı üzerine bilgiler,
genellikle, kendi şiirlerinden, halk söylentilerinden,
kuşaktan kuşağa anlatıla gelen menkıbelerden, bir de
yakınlarının ya da başka ozanların onu anlatan şiirlerinden
çıkarılır.
Hayatı hakkında kesin
bir bilgi yoktur. Sivas’ın Banaz köyünde doğmuştur. Asıl adı
Haydar’dır. Divan edebiyatının etkisinde kalmadan, sözlü
edebiyatın birikimlerinden yararlanarak kendine özgü duru
bir dil oluşturmuştur.
Gene de bu yollardan epeyce bilgi edinilmiştir, çünkü Pîr
Sultan, bağlandığı tarikatın din anlayışını, dünya görüsünü
yansıtmakta ya da derinleştirmek için soyut şiirler yazan
bir sanatçı değildir, doğrudan doğruya başından geçenleri,
kavgasını, özlemlerini, katlandığı acıları, yaşamının türlü
yönlerini yansıtan somut şiirler yazmıştır.
|
|
|
|
ŞİİRLERİ |
| |
|
Alçakta Yüksekte
Alçakta yüksekte yatan
erenler
Yetisin imdada aldi dert
beni
Basimi alip hangi yere
gideyim
Gittigim yerlerde buldu dert
beni
Oturup benimle ibadet kildi
Yalan söyledi de yüzüme
güldü
Yalin kiliç olup üstüme
geldi
Çaldi bölük bölük böldü dert
beni
Üstümüzden gelen boran kis
gibi
Yavru sahin pençesinde kus
gibi
Seher çagi bir korkulu düs
gibi
Çagirta çagirta aldi dert
beni
Abdal Pîr Sultan'im gönlüm
hastadir
Kimseye diyemem gönlüm
yastadir
Bilmem deli oldu bilmem
ustadir
Söyle bir sevdaya saldi dert
beni
Sultan Suyu Gibi Çağlayıp
Akma
Sultan Suyu Gibi Çağlayıp
Akma
Erilir Gam Yeme Divane
Gönül
Er Başımda Duman, Dağ
Başında Kış
Erilir Gam Yeme Divane
Gönül
Yıkılır Mı Hakk’ın Yaptığı
Havuz
Şah-ı Merdani' nin, Biz De
Kılavuz
Üç Günlük Dünyada, şu Yahşi
Yavuz
Erilir Gam Yeme Divane
Gönül
Pir Sultan Abdal’ım, Sırdan
Sırada
Bu İş Böyle Oldu, Kalsın
Burada
Cümlemiz Niyetlendiği
Murada
Erilir Gam Yeme Divane
Gönül
Bugün Yardan Haber Geldi
Bugün Yardan Haber Geldi
Bir Bir Yandan Bir Bir
Yandan
Eğildim Bir Buse Aldım
Bir Bir Yandan Bir Bir
Yandan
Güzel Olanı Severler
Yanağından Gül Dererler
Kulakta Mengiç Küpeler
Bir Bir Yandan Bir Bir
Yandan
Baş Koydum Yarin Dizine
Uykular Girmez Gözüme
Ağ Ellerin Sür Yüzüme
Bir Bir Yandan Bir Bir
Yandan
Şekerden Şerbet Ezerler
İnce Tülbentten Süzerler
Dört Yanım Almış Güzeller
Bir Bir Yandan Bir Bir
Yandan
Pir Sultanım Gel Yanıma
Seni Sarayım Canıma
Dola Kolların Boynuma
Bir Bir Yandan Bir Bir
Yandan
Bilene Danış
Bilirim Bilirim Dersin
Bilene Danış
Danışan Dağları(Hey Dost)
Aşar Mı Aşar
Danışmadan Yola Çıksa Bir
Kişi
Akıbet Yolundan(Hey Dost)
Şaşar Mı Şaşar
Cahile Irak Ol Kamile Yakın
Bir Mana Söyleyim(Hey Dost)
Darılma Sakın
Hasmın Karıncaysa Merdane
Takın
Ummadık Taş Başa (Hey Dost)
Düşer Mi Düşer
Pir Sultan Abdalım Böyle Mi
Olur
Kişi Ettiğini(Hey Dost)
Elbette Bulur
Yırtıcı Kuşların Ömrü Tez
Olur
Zararsız Akbaba(Hey Dost)
Yaşar Mı Yaşar
Bu Yıl Bu Dağların Karı
Erimez
Bu Yıl Bu Dağların Karı
Erimez
Eser Bâd-ı Sabâ Yel Bozuk
Bozuk
Türkmen Kalkıp Yaylasına
Yürümez
Yıkılmış Aşiret İl Bozuk
Bozuk
Kızılırmak Gibi Çağladım
Aktım
El Vurdum Göğsümün Bendini
Yıktım
Gül Yüzlü Cerenin Bağına
Çıktım
Girdim Bahçesine Gül Bozuk
Bozuk
Elim Tutmaz Güllerini
Dermeye
Dilim Tutmaz Hasta Hâlin
Sormaya
Dört Cevabin Mânasını
Vermeye
Sazım Düzen Tutmaz Tel Bozuk
Bozuk
Pir Sultan'ım Yaratıldım Kul
Diye
Zalim Paşa Elinden Mi Öl
Diye
Dostum Beni Ismarlamış Gel
Diye
Gideceğim Amma Yol Bozuk
Bozuk |
Gurbet Elde
Gurbet elde bir hal geldi
başıma,
Ağlama gözlerim Mevlâ
kerimdir.
Derman arar iken derde düş
oldum,
Ağlama gözlerim Mevlâ
kerimdir.
Hüma kuşu suya düştü ölmedi,
Dünya Sultan Süleyman'a
kalmadı.
Dedim yâre gidem nasip
olmadı,
Ağlama gözlerim Mevlâ
kerimdir.
Kağıda yazarlar ufak
yazılar,
Anasız olur mu körpe
kuzular.
Yürek yaralıdır, ciğer
sızılar,
Ağlama gözlerim Mevlâ
kerimdir.
Pir Sultan Abdal'ım böyle
buyurdu,
Ayrılık donları biçti
giydirdi.
Ben ayrılmaz idim felek
ayırdı
Ağlama gözlerim Mevlâ
kerimdir.
Kul Olayım Kalem Tutan
Ellere
Kul Olayım Kalem Tutan
Ellere,
Kâtip Arzuhalim Yaz Yare
Böyle.
Sekerler Ezeyim Şirin
Dillere,
Kâtip Arzuhalim Yaz Yare
Böyle.
Güzelim Ey Güzelim Ey
Güzelim Ey Ey.
Sivas Ellerinde Sazım
Çalınır,
Çamlı Beller Bölük Bölük
Bölünür.
Yardan Ayrılmışam Bağrım
Delinir,
Kâtip Arzuhalim Yaz Yare
Böyle.
Güzelim Ey Güzelim Ey
Güzelim Ey Ey.
Pir Sultan Abdal’ım Ey Hızır
Paşa,
Gör Ki Neler Gelir Sağ Olan
Basa.
Beni Hasret Koydun Kavim
Kardaşa,
Kâtip Arzuhalim Yaz Yare
Böyle.
Güzelim Ey Güzelim Ey
Güzelim Ey Ey.
Dostun Bahçesine Bir
Hoyrat Girmiş
Dostun Bahçesine Bir Hoyrat
Girmiş
Korudur Da Benli Dilber
Korudur
Gülünü Dererken Dalını
Kırmış
Kurudur Da Benli Dilber
Kurudur
Neredesin De Dudu Dillim
Nerede
Neredesinde Kömür Gözlüm
Nerede
Bu Meydanda Serilir Postumuz
Çok Şükür Mevlaya Gördük
Dostumuz
Bir Gün Kara Toprak Örter
Üstümüz
Çürüdür De Benli Dilber
Çürüdür
Neredesin De Dudu Dillim
Nerede
Neredesinde Kömür Gözlüm
Nerede
Pir Sultan Abdal’ım Başımdan
Başlar
İyisini Korda Kemini Taşlar
Bin Çiçekten Bir Kovana Bal
İşler
Arıdır Da Benli Dilber
Arıdır
Neredesin De Dudu Dillim
Nerede
Neredesinde Kömür Gözlüm
Nerede
Gelmiş İken Bir Habercik
Sorayım
Gelmiş İken Bir Habercik
Sorayım
Niçin Gitmez Yıldız Dağı
Dumanın
Gerçek Erenlere Yüzler
Süreyim
Niçin Gitmez Yıldız Dağı
Dumanın
Alçağında Al Kırmızı Taşın
Var
Yükseğinde Turnaların Sesi
Var
Ben De Bilmem Ne Talihsiz
Başın Var
Niçin Gitmez Yıldız Dağı
Dumanın
Benim Şah'ım Al Kırmızı
Bürünür
Dost Yüzün Görmeyen Düşman
Bilinir
Yücesinden Şah'ın İli
Görünür
Niçin Gitmez Yıldızdağı
Dumanın
El Ettiler Turnalar Bazlara
Dağlar Yeşillendi Döndü
Yazlara
Çiğdemler Taşınsın Söylen
Kızlara
Niçin Gitmez Yıldız Dağı
Dumanın
Şah'ın Bahçesinde Gonca Gül
Biter
Anda Garip Garip Bülbüller
Öter
Bunda Ayrılık Var Ölümden
Beter
Niçin Gitmez Yıldız Dağı
Dumanın
Ben De Bildim Su Dağların
Sahisin
Gerçek Erenlerin
Nazargâhısın
Abdal Pir Sultan’ın
Seyrangâhısın
Niçin Gitmez Yıldız Dağı
Dumanın
|
|
|
|
|
|
|
|