hikmet  

 I  ANA SAYFA I ŞİİR I ŞİİR GÖNDER I ŞİİRLERİN I SESLİ ŞİİRLER I EDEBİYAT I YAZI GÖNDER I KÖŞE YAZILARI I İSLAM I VİDEOLAR I İLETİŞİM I

  Dünya için aklınla, Ahiret için kalbinle çalış,                                                                                           KONUK DEFTERİ       SİTE HARİTASI

menü
  
 
 
   POETİKA
   ŞAİRLER
   ŞİİRLER
   SESLİ ŞİİR
   RESİMLİ ŞİİR
   SLAYT ŞİİR
   SENİN ŞİİRİN
   ŞİİR GÖNDER
 
 


  

 
 
   EDEBİYAT
   TÜRK DİLİ
   EDEBİYAT TÜRLERİ
   HALK EDEBİYATI
   DİVAN EDEBİYATI
   TÜRK KÜLTÜRÜ
   TÜRK DESTANLARI
   ATASÖZLERİ
   DEDE KORKUT
 
 
  
 
 
  OĞUZ YANIK
  FATİH ERDURAN
  SEYFULLAH DÜZGÜN
  İBRAHİM GÜVEN
  YALÇIN ERDURAN 
  HİKMET YANIK 
  M. FATİH KARAASLAN
  KENDİNİ EKLE
  TÜM ŞAİRLER
 
 
  
 
 
   N.FAZIL KISAKÜREK
   M.AKİF ERSOY
   Y. BÜLENT BAKİLER
   SEZAİ KARAKOÇ
   NAZIM HİKMET RAN
   NURULLAH GENÇ
   CEMAL SAFİ
   BÜTÜN ŞAİRLER
 
 
  
 
 
   KARACAOĞLAN
   YUNUS EMRE
   AŞIK VEYSEL
   PİR SULTAN ABDAL
   BÜTÜN OZANLAR
 
 
  
 
 
Fon Müzikleri
Radyo İlahi
İslami Sesli Şiir
 
 

 
www.free-counter-plus.com
Advert
 

                     ÇİLE'DEN

 

anlamak yok çocuğum,

anlar gibi olmak var.

akıl için son tavır,

saçlarını yolmak var.

(N. Fazıl)

 PageRank

 
 
 
Sayfa  İçeriği  
 

 

    :: PİR SULTAN ABDAL (16. Yüzyıl) ::

Ozanlar Ana Sayfa..

 

Pir Sultan Abdal'ın yaşamı üzerine, yazılı kaynaklarda pek bilgi yoktur. Doğum ölüm yılları bile bilinmiyor. Yaşamı üzerine bilgiler, genellikle, kendi şiirlerinden, halk söylentilerinden, kuşaktan kuşağa anlatıla gelen menkıbelerden, bir de yakınlarının ya da başka ozanların onu anlatan şiirlerinden çıkarılır.

Hayatı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Sivas’ın Banaz köyünde doğmuştur. Asıl adı Haydar’dır. Divan edebiyatının etkisinde kalmadan, sözlü edebiyatın birikimlerinden yararlanarak kendine özgü duru bir dil oluşturmuştur.

Gene de bu yollardan epeyce bilgi edinilmiştir, çünkü Pîr Sultan, bağlandığı tarikatın din anlayışını, dünya görüsünü yansıtmakta ya da derinleştirmek için soyut şiirler yazan bir sanatçı değildir, doğrudan doğruya başından geçenleri, kavgasını, özlemlerini, katlandığı acıları, yaşamının türlü yönlerini yansıtan somut şiirler yazmıştır.

 

 

  ŞİİRLERİ

 
 

Alçakta Yüksekte

Alçakta yüksekte yatan erenler
Yetisin imdada aldi dert beni
Basimi alip hangi yere gideyim
Gittigim yerlerde buldu dert beni

Oturup benimle ibadet kildi
Yalan söyledi de yüzüme güldü
Yalin kiliç olup üstüme geldi
Çaldi bölük bölük böldü dert beni

Üstümüzden gelen boran kis gibi
Yavru sahin pençesinde kus gibi
Seher çagi bir korkulu düs gibi
Çagirta çagirta aldi dert beni

Abdal Pîr Sultan'im gönlüm hastadir
Kimseye diyemem gönlüm yastadir
Bilmem deli oldu bilmem ustadir
Söyle bir sevdaya saldi dert beni


Sultan Suyu Gibi Çağlayıp Akma 

Sultan Suyu Gibi Çağlayıp Akma 
Erilir Gam Yeme Divane Gönül 
Er Başımda Duman, Dağ Başında Kış 
Erilir Gam Yeme Divane Gönül 

Yıkılır Mı Hakk’ın Yaptığı Havuz 
Şah-ı Merdani' nin, Biz De Kılavuz 
Üç Günlük Dünyada, şu Yahşi Yavuz 
Erilir Gam Yeme Divane Gönül 

Pir Sultan Abdal’ım, Sırdan Sırada 
Bu İş Böyle Oldu, Kalsın Burada 
Cümlemiz Niyetlendiği Murada 
Erilir Gam Yeme Divane Gönül 


Bugün Yardan Haber Geldi

Bugün Yardan Haber Geldi
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan
Eğildim Bir Buse Aldım
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan

Güzel Olanı Severler
Yanağından Gül Dererler
Kulakta Mengiç Küpeler
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan

Baş Koydum Yarin Dizine
Uykular Girmez Gözüme
Ağ Ellerin Sür Yüzüme
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan

Şekerden Şerbet Ezerler
İnce Tülbentten Süzerler
Dört Yanım Almış Güzeller
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan

Pir Sultanım Gel Yanıma 
Seni Sarayım Canıma
Dola Kolların Boynuma
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan


Bilene Danış

Bilirim Bilirim Dersin Bilene Danış
Danışan Dağları(Hey Dost) Aşar Mı Aşar
Danışmadan Yola Çıksa Bir Kişi
Akıbet Yolundan(Hey Dost) Şaşar Mı Şaşar

Cahile Irak Ol Kamile Yakın
Bir Mana Söyleyim(Hey Dost) Darılma Sakın
Hasmın Karıncaysa Merdane Takın
Ummadık Taş Başa (Hey Dost) Düşer Mi Düşer

Pir Sultan Abdalım Böyle Mi Olur
Kişi Ettiğini(Hey Dost) Elbette Bulur
Yırtıcı Kuşların Ömrü Tez Olur
Zararsız Akbaba(Hey Dost) Yaşar Mı Yaşar


Bu Yıl Bu Dağların Karı Erimez

Bu Yıl Bu Dağların Karı Erimez 
Eser Bâd-ı Sabâ Yel Bozuk Bozuk 
Türkmen Kalkıp Yaylasına Yürümez 
Yıkılmış Aşiret İl Bozuk Bozuk 

Kızılırmak Gibi Çağladım Aktım 
El Vurdum Göğsümün Bendini Yıktım 
Gül Yüzlü Cerenin Bağına Çıktım 
Girdim Bahçesine Gül Bozuk Bozuk 

Elim Tutmaz Güllerini Dermeye 
Dilim Tutmaz Hasta Hâlin Sormaya
Dört Cevabin Mânasını Vermeye 
Sazım Düzen Tutmaz Tel Bozuk Bozuk 

Pir Sultan'ım Yaratıldım Kul Diye 
Zalim Paşa Elinden Mi Öl Diye 
Dostum Beni Ismarlamış Gel Diye 
Gideceğim Amma Yol Bozuk Bozuk 

Gurbet Elde

Gurbet elde bir hal geldi başıma,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Derman arar iken derde düş oldum,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.

Hüma kuşu suya düştü ölmedi,
Dünya Sultan Süleyman'a kalmadı.
Dedim yâre gidem nasip olmadı,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.

Kağıda yazarlar ufak yazılar,
Anasız olur mu körpe kuzular.
Yürek yaralıdır, ciğer sızılar,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.

Pir Sultan Abdal'ım böyle buyurdu,
Ayrılık donları biçti giydirdi.
Ben ayrılmaz idim felek ayırdı
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.




Kul Olayım Kalem Tutan Ellere

Kul Olayım Kalem Tutan Ellere,
Kâtip Arzuhalim Yaz Yare Böyle.
Sekerler Ezeyim Şirin Dillere,
Kâtip Arzuhalim Yaz Yare Böyle.
Güzelim Ey Güzelim Ey Güzelim Ey Ey.

Sivas Ellerinde Sazım Çalınır,
Çamlı Beller Bölük Bölük Bölünür. 
Yardan Ayrılmışam Bağrım Delinir,
Kâtip Arzuhalim Yaz Yare Böyle. 
Güzelim Ey Güzelim Ey Güzelim Ey Ey.

Pir Sultan Abdal’ım Ey Hızır Paşa, 
Gör Ki Neler Gelir Sağ Olan Basa. 
Beni Hasret Koydun Kavim Kardaşa, 
Kâtip Arzuhalim Yaz Yare Böyle.
Güzelim Ey Güzelim Ey Güzelim Ey Ey.



Dostun Bahçesine Bir Hoyrat Girmiş

Dostun Bahçesine Bir Hoyrat Girmiş
Korudur Da Benli Dilber Korudur 
Gülünü Dererken Dalını Kırmış
Kurudur Da Benli Dilber Kurudur
Neredesin De Dudu Dillim Nerede
Neredesinde Kömür Gözlüm Nerede

Bu Meydanda Serilir Postumuz
Çok Şükür Mevlaya Gördük Dostumuz
Bir Gün Kara Toprak Örter Üstümüz
Çürüdür De Benli Dilber Çürüdür
Neredesin De Dudu Dillim Nerede
Neredesinde Kömür Gözlüm Nerede

Pir Sultan Abdal’ım Başımdan Başlar
İyisini Korda Kemini Taşlar
Bin Çiçekten Bir Kovana Bal İşler
Arıdır Da Benli Dilber Arıdır
Neredesin De Dudu Dillim Nerede
Neredesinde Kömür Gözlüm Nerede




Gelmiş İken Bir Habercik Sorayım 

Gelmiş İken Bir Habercik Sorayım 
Niçin Gitmez Yıldız Dağı Dumanın 
Gerçek Erenlere Yüzler Süreyim 
Niçin Gitmez Yıldız Dağı Dumanın 

Alçağında Al Kırmızı Taşın Var 
Yükseğinde Turnaların Sesi Var 
Ben De Bilmem Ne Talihsiz Başın Var 
Niçin Gitmez Yıldız Dağı Dumanın 

Benim Şah'ım Al Kırmızı Bürünür 
Dost Yüzün Görmeyen Düşman Bilinir 
Yücesinden Şah'ın İli Görünür 
Niçin Gitmez Yıldızdağı Dumanın 

El Ettiler Turnalar Bazlara 
Dağlar Yeşillendi Döndü Yazlara 
Çiğdemler Taşınsın Söylen Kızlara 
Niçin Gitmez Yıldız Dağı Dumanın 

Şah'ın Bahçesinde Gonca Gül Biter 
Anda Garip Garip Bülbüller Öter 
Bunda Ayrılık Var Ölümden Beter 
Niçin Gitmez Yıldız Dağı Dumanın 

Ben De Bildim Su Dağların Sahisin 
Gerçek Erenlerin Nazargâhısın 
Abdal Pir Sultan’ın Seyrangâhısın 
Niçin Gitmez Yıldız Dağı Dumanın  
 

 

 
menü

 
 
 
  Hikmet YANIK

Sana Muhtacız

 
 
 
 
  Eğitimci
 

Eğitim Sistemimizde Satranç

 
 
 
 
  Eşref YAVAŞİ

 

 

 Kültürde Zeybekler

 
 
 
 
  Ahmet PERVANE
 

Yorulmak